BİLGİ Radikalleşme Mükemmeliyet Alanı içerisinde yer alan sosyal bilimciler olarak, Türkiye’de geçmişten günümüze radikalleşme süreçlerini toplumsal hareketler bağlamında ele alan bir atölye çalışması düzenlemeyi planlıyoruz. Türkiye’de gençlik radikalleşmesine odaklanan sosyal bilimcileri bir araya getirmek amacıyla Türkçe düzenleyeceğimiz bu atölyede, ampirik ve teorik çalışmaları olan meslektaşlarımızı görmek istiyoruz.

Atölyeye katılımları için doktora sonrası araştırmacıları ve doktora öğrencilerini 500 Kelimeden oluşan Bildiri Özeti ve kısa özgeçmişlerini bizimle paylaşmaya davet ediyoruz. Seçilen bildiriler İstanbul Bilgi Üniversitesi, BİLGİ Radikalleşme Mükemmeliyet Alanı tarafından düzenlenecek atölye çalışmasında sunulacak ve ortaya çıkan tablonun elvermesi durumunda bu içerik Uluslararası bir SSCI dergiye Özel Sayı olarak önerilecektir. Özel Sayı önerilmesi durumunda makale katkısının İngilizce yapılması öngörülmektedir.

Radikalizm, ekstremizm (aşırılıkçılık), fundamentalizm (köktencilik) ve terörizm terimleri günlük hayatta ve bilimsel literatürde birbirinin yerine kullanılan terimler olarak önümüze çıkmaktadır. Bu eşdeğer kullanım, popülizmin egemen olduğu ve sosyal, ekonomik ve politik olguları kavramsallaştırma ve anlamada Kartezyen ikili bir anlayışın hâkim olduğu bir çağda şaşırtıcı değildir. Maalesef, bilimsel düşünce de bu indirgemeci eğilimden payını almaktadır. Güncel bulgular, bilimsel araştırmaların ortaya çıkardığı gerçeklerin de ötesinde, politika yapıcıların, gazetecilerin ve halkın da bu terimleri çeşitli sosyal ve psikolojik olayları etiketlemek için oldukça eşanlamlı bir şekilde kullandığını göstermektedir.

Radikalleşme kavramının ekstremizm (aşırılıkçılık), fundamentalizm (köktencilik) ve terörizm gibi kavramlardan farkını belirgin bir şekilde ortaya koyabilmek ve bugünkü indirgemeci ve ideolojik nitelikli çağrışımlarından biraz olsun uzaklaşabilmek için bu kavramın geçmişte sosyal bilimlerde nasıl kullanıldığına bakıldığında özellikle toplumsal hareketler literatürünün kapsamlı bir yanıt verdiği görülmektedir. Sözgelimi, 19. ve 20. yüzyıllardaki toplumsal hareketlere odaklanan Craig Calhoun, radikalizmin üçlü bir sınıflandırmasını yapar: felsefi radikalizm, taktiksel radikalizm ve tepkisel radikalizm. Kuramcıların felsefi radikalizmi, kamusal alanın yapısal dönüşümünü anlamak için rasyonel analizler yapmak ve toplumsalın köklerine nüfuz etmekle ilgiliydi. Aktivistlerin taktiksel radikalizmi genel olarak, hızlı bir siyasal değişim için şiddet benzeri araçların kullanımını ifade etmekteydi. Son olarak, modernleşmenin olumsuz etkilerinden mustarip olanların geliştirdiği tepkisel radikalizm ise, daha çok kendi toplumlarına ve kültürlerine ilişkin değerlerin kapitalizmin etkisiyle ortadan kaldırılmasına tepki olarak geliştirilen söylemleri ve eylemleri ifade etmekteydi.

Gerçekleştirmek istediğimiz atölye çalışmasında, Türkiye’de özellikle genç kuşakların radikalleşme biçimlerini, toplumsal hareketler literatürünün bize sunduğu teorik tartışma imkanlarıyla ve alan çalışmalarıyla ele almak ve bu çerçevede devam eden tartışmalara derinlik kazandırmak istiyoruz. Atölye çalışmasında toplumsal hareketler literatürüyle de sınırlı kalmayıp devletlerin kullandıkları polisiye yöntemlerin, hukuki düzenlemelerin ve hukuki yorumların da radikalleşme süreçlerine nasıl etki ettiğine bakılması planlanmaktadır. Bu atölyede bireylerin, grupların, örgütlerin ve hatta devletlerin radikalleşme süreçlerinin farklı ifade biçimleri üzerinden okumasını yapan çalışmaları görmek istiyoruz. Örneğin Türkiye’de kentsel alanda kaynakların bölüşümü sürecinde yaşanan eşitsizlik ve adaletsizlik karşısında, bazı gençlerin öfkelerini popüler kültürün kendilerine sunduğu anlatım kanallarını kullanarak kendilerini ifade ettikleri gözlenmektedir. Bunun yanında, sosyal medya kanallarında söz konusu öfke, memnuniyetsizlik, dışlanmışlık hissi ve benzeri, radikalleşme süreçlerinin temelini oluşturan duygu ifadelerinin kullanıldığı bilinmektedir. Yine, bazı durumlarda radikalleşmenin daha aşırı bir görünüm kazandığını da göz önünde bulundurarak;

(1) radikalleşme ve şiddet ilişkisine,

(2) şiddet barındıran aşırılıkçılığa evrilen etno-kültürel, dini, sol ve sosyalist nitelikli radikalleşme biçimlerine,

(3) devletler ve uluslararası kuruluşların “radikalizasyon” ve “deradikalizasyon” siyasetlerine,

(4) sosyal medyada bilgi ve yanlış bilgi kavramlarına,

(5) hukuki ilkeler ve işleyiş çerçevesinde kavramın kullanımına, ve

(6) radikalleşme ve aşırılıkçılığın sanat ve kültür alanındaki yansıma ve görünümlerine

dair bildiriler de atölye çalışmasında öne çıkan başlıklar olabilir. Radikalleşme ilgi alanının disiplinlerarası çalışmaya sağladığı imkânı da göz önünde bulundurarak, bu atölye çalışmasının siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji, psikoloji, hukuk, kültürel çalışmalar gibi farklı disiplinlerden birçok araştırmacıyı bir araya getirecek bir etkinlik olmasını umuyoruz.

 

Bildiri Önerileri

Bildiri önerinizi kısa özgeçmişinizle birlikte Didem Balatlıoğulları’na (didem.balatliogullari@bilgi.edu.tr) e-posta ile gönderebilirsiniz.

 

Bildiri önerileri şunları içermelidir:

  • Bildiri önerileri tek bir PDF belgesi olarak hazırlanmalıdır.
  • Başlığı, yazarın adını ve iletişim bilgilerini gösteren bir kapak sayfası
  • Maksimum 500 kelime Bildiri Özeti (2 cm kenar boşluğu, 1.5 hücre aralığı, 12 punto, Times New Roman)
  • Maksimum 200 kelimelik bir biyografi (bildiri özetinin alt kısmında bulunmalıdır)

 

Önemli Tarihler

Bildiri önerilerinin son teslim tarihi: 4 Nisan 2022

Kabul edilen bildiri özetlerinin duyurusu: 18 Nisan 2022

Atölye Çalışması: 26 Mayıs 2022

 

Atölye Bilim Kurulu

Ayhan Kaya, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü ve AB Enstitüsü

Ayşenur Benevento, İstanbul Bilgi Üniversitesi, AB Enstitüsü

Deniz Güneş Yardımcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, AB Enstitüsü

Erkan Saka, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Fakültesi

Hasret Dikici Bilgin, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler

Metin Koca, İstanbul Bilgi Üniversitesi, AB Enstitüsü

Ulaş Karan, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Hukuk Fakültesi